Haftalık Köşe Yazısı

  • İşiniz, yaşınız, eğitiminiz, ekonomik gücünüz ne olursa olsun sizin için hayati sorulardan biri şu: Hayat, bir tüketim mecrası mıdır yoksa üretim mecrası mıdır sizin için? Yani bize bu hayat neden verildi? Yiyelim, içelim, çoğalalım diye mi sadece? Yoksa kendimiz için, istediklerimiz dışında da görevlerimiz var mı? Yani ki başkaları için üretici olabiliyor muyuz? Yahut kendinize çalışma dışında bir uğraşımız var mı? Kime ne katıyoruz? Eksik olan neyi tamamlıyoruz? Neyi çoğaltıyoruz? Hangi negatifleri pozitif hale getiriyoruz? Kazandığımızı nasıl ve nerede harcıyoruz?
  • Okullardaki olaylar içimizi acıtıyor. Üzüntüyü ifade edecek kelimeleri bulmakta zorlanıyoruz. Çocuklarımıza ve gençlerimize ne oluyor sorusunu bir daha ve yeniden sormak zorundayız. Acaba biz nerede hata yapıyoruz, neyi gözden kaçırıyoruz da çocuklarımız şiddetin kucağına düşüyor. Olayların vahameti, ivedi şekilde önlemler almamızı zorunlu kılıyor.
  • İnsanların temel özelliklerinden biri, karşılıklı iletişim kurma ihtiyacıdır. Karşılıklı iletişim ile insanlar, birbirlerine duygu ve düşüncelerini aktarırlar. Çok basit biçimde tanımlamak gerekirse iletişimin, bir kaynaktan bir başka kaynağa mesaj aktarımı olduğu söylenebilir. İletişimde rol oynayan üç önemli öğe; kaynak (verici), alıcı ve iletişimin gerçekleştirildiği çevredir.
  • "5 yıldır aynı kurumda çalışıyorum. Oğlum 2 yıl önce okula başladığında çok mutluyduk. Ancak bir süre sonra bazı harfleri yanlış çizdiğini, yanlış okuduğunu fark ettik. Gerek öğretmeni gerekse biz doğrusunu gösterdiğimiz halde yanlış okuyor ve yazıyordu. "P"yi "b" olarak veya "b"yi "d" olarak okuyunca da başarısız ve huzursuz oluyordu. Zaten solak yani sol tarafı baskın. Çocuğumuz da durumun farkındaydı ve üzülüyordu. Anne ve baba olarak ne yapacağımızı bilemedik. Nasıl olmuş bilmiyorum ama insan kaynakları müdürümüz bu durumu öğrenmiş.
  • İnsan beyni muazzam bir yapı. Biyolojik ve zihinsel içerikleri olan duygusal bir yazılım. Bu duygusal yazılım günümüz sanal çağında çok farklı, çok yönlü ve asimetrik alanlara yönlendiriliyor. Bunun içindir ki beynimiz geçmişe göre daha fazla uyum ve denge sorunu yaşıyor. Öyle ki günümüz insanı kendisine rağmen ve çoğu zaman farkında olmadan yönlendirilebiliyor. Dolayısıyla dengesi bozuluyor. Bozulan dengeyi korumak için koçlar, yogacılar, rehberler, meditasyoncular vs. çoğalıyor. İnsanlar bozulan psikolojik dengeleri için seanslardan seanslara koşuyor. Oysaki temel ihtiyaç; beyni yoracak gereksiz uyaranlardan korumak ve insan insana sade bir iletişimdir. Sıcak bir sohbet ve insan insana etkileşim dengemiz için birebirdir.