Eski bir Çin atasözü şöyle der: “Hayat, sıkıntıların buluştuğu yerdir.” Gerçekten de yaşam sahnesi, sıkıntıların ve zıtlıkların iç içe geçtiği bir alandır. Gece-gündüz, artı-eksi, erkek-dişi, iyi-kötü, güzel-çirkin, kolay-zor, siyah-beyaz, zengin-fakir, dağ-ova, iniş-çıkış… Hayata anlam kazandıran da bu zıtlıkların varlığıdır. Asıl önemli olan ise bu zıtlıklar arasında nerede durduğumuz, hangi yöne meylettiğimizdir.
Acaba yaşam alanımızda nereye daha yakınız? Geceye mi, gündüze mi? İyiye mi, kötüye mi? Güzele mi, çirkine mi? Dağa mı, ovaya mı? Kolaya mı, zora mı? Siyaha mı, beyaza mı? Peki, sizin temel yatkınlığınız hangi yönde?
Bu sorunun cevabını bulabilmek için kişiliğimizi yönlendiren üçlü sacayağına bakmamız yeterlidir: