Haftalık Köşe Yazısı

  • Nasıl ki insanların her biri başka özelliklere sahiptir, farklıdır ve tektir, aynı şekilde her insanın kâinat ve varlık algısı da farklıdır. Diğer bir ifadeyle içinde yaşadığımız çevre, birlikte olduğumuz insanlar ve eşya aynıdır. Ama her birimizin bunları görmesi, algılaması, içselleştirmesi, anlaması farklıdır ve kendine özeldir. Farklıdır çünkü her birimizin çevresiyle iletişimi başka türlüdür. Aynı olaya farklı tepkiler vermemiz de bundandır. Hasılı kelam her insan, varlığı başka türlü görür ve anlar.
  • Günlük yaşamda iletişimi yönetmede temel bir duruş olarak “ben” ve “sen” ayrımında nerede olduğumuz sonucu belirliyor. İletişim sürecinde çoğunlukla “ben”i tercih etmek beden dilini, “sen” yahut “biz”i tercih etmek ise ruh dilini temsil eder. Şöyle ki: Günümüzde insanların çoğu tüm iletişimlerinde “ben” odaklı bir duruş, beklenti, ihtiyaç ve yönelme içinde oluyor.
  • Lider hayatı doludizgin yaşar. Her anına ayrı bir renk ve anlam kazandırır. Lider, etkindir, hareketlidir ve üreticidir. Rutini ve bağnazlığı sevmez. İster elektrik, kimya, gönül gözü, ister altıncı his deyin, onun karizması yani büyüleyici bir özelliği vardır. İnsanı etkiler, peşinde koşturur ve onu dinlemekten sıkılmazsınız.
  • Hep söylenir, liderlik apayrı bir duyuş, düşünüş ve bakıştır ki liderin davranışları, yüzyıllar sonrasına bile ışık tutabilmektedir. Lider öncüdür, çok çalışır, çok düşünür, iletişim ve ikna kabiliyeti gelişmiştir. İnsanları ve canlıları hatta cansızları çok sever. Geleceği tahmin yeteneği gelişmiştir. Karizma olarak tarif edebileceğimiz, insanları etkileme gücüne sahiptir.
  • İnsan için asıl önemli olan ve sonuç getiren, karşımızdaki bireyin maddi gereklerine değil ruhuna ulaşmaktır. Ne iş yaparsanız yapın asıl olan insanın içgüdülerine, dürtülerine, maddi varlığına, kişisel istek ve arzularına değil ruhuna hitap edebilmek ve ruhunu yakalayabilmektir. Kişilerin, uçmaya hazır ama aslında bedene hapsolmuş, mahzun ruhlarını yakalayabilirsek neler yapılmaz ki? Öğretmen, işçi, memur, usta, çırak, yönetici, lider hangi düzeyde olursak olalım muhataplarının bedenlerine odaklanan değil ruhlarına odaklanan bir dili yakalayabilmemiz gerekli. Kimsesiz, kapatılmış, mahzun ve uçacağı günü bekleyen kuş misali ruhu yakalayabilirsek hep birlikte daha da güzelleşebiliriz.